Baksen

Türkiye İnternetinin Kayıp Tarihi

Türkiye İnternet Tarihi: Unuttuğumuz Eski İnternet Siteleri

Türkiye internet tarihi, yalnızca Google, Facebook, Instagram ve YouTube’un ortaya çıkışından ibaret değil. Bugün kullandığımız internetten çok önce Türkiye’de yüzlerce portal, forum, blog, sohbet sitesi, arama motoru ve sosyal ağ vardı.

Bazıları milyonlarca insan tarafından kullanıldı.

Bazıları kısa sürede kayboldu.

Bazılarının ise bugün adını hatırlayan çok az kişi kaldı.

Peki 2000’li yıllarda internet Türkiye’de nasıldı?

Google’dan önce insanlar internette nasıl site buluyordu? Facebook’tan önce hangi sosyal ağlar kullanılıyordu? İnsanlar kişisel bloglarını nerede yazıyordu? Bir web sitesini bulmak için neden bazen bir editörün hazırladığı internet dizinine ihtiyaç duyuyorduk?

Bu yazıda Türkiye internet tarihinin kaybolmaya başlayan parçalarının peşine düşüyoruz.


Türkiye İnternetinin Kayıp Tarihi

Türkiye’de internetin ilk yılları nasıldı?

Bugün internette bir bilgi aramak son derece kolay.

Google’a birkaç kelime yazıyoruz ve saniyeler içerisinde milyonlarca sonuç karşımıza çıkıyor.

Fakat internetin ilk dönemlerinde işler böyle değildi.

Türkiye’de internetin yaygınlaşmaya başladığı yıllarda web sitelerinin sayısı bugünkü kadar fazla değildi. Arama motorları henüz bugünkü kadar güçlü değildi ve internet kullanıcılarının önemli bir bölümü belirli portal siteleri, web dizinleri, arama motorları ve forumlar üzerinden internete ulaşıyordu.

Bir internet sitesini bulmanın yolu bazen Google’da arama yapmak değil, bir sitenin menüsündeki kategorileri tek tek gezmekti.

Türkiye’deki internet kullanımının o dönemki yapısını gösteren akademik çalışmalarda da Arabul, Netbul ve Turkvista gibi servislerin internet aramalarında kullanıldığı görülüyor.

Bugün bu sistem bize oldukça yavaş gelebilir.

Ama internetin henüz küçük olduğu yıllarda, insanların hazırladığı internet listeleri ve dizinler web dünyasını keşfetmenin önemli yollarından biriydi.


Google’dan önce internette site nasıl bulunuyordu?

Bugün bir siteyi bulmak için genellikle Google’a giriyoruz.

Ancak 1990’ların sonu ve 2000’lerin başındaki internet dünyasında web dizinleri çok daha önemliydi.

Bu dizinlerde internet siteleri kategorilere ayrılıyordu.

Örneğin:

Bilgisayar → İnternet → Webmaster → Web Siteleri

gibi bir yol izleyerek aradığınız siteye ulaşabiliyordunuz.

Türkiye’de de benzer şekilde çalışan çeşitli internet dizinleri ve arama servisleri bulunuyordu.

Netbul

Netbul, Türkiye’nin erken dönem internet arama ve portal kültürünün bilinen isimlerinden biriydi.

Bugün bir arama motoruna kelime yazıp sonuç beklemek sıradan geliyor. Oysa internetin daha küçük olduğu dönemde yerli arama servisleri, web dizinleri ve portallar kullanıcıların internette bilgi bulmasına yardımcı oluyordu.

Arabul

Arabul da Türkçe internet dünyasının erken dönem arama servisleri arasında yer aldı.

Dönemin internet kullanıcıları için yerli arama motorları yalnızca teknik bir araç değildi. Aynı zamanda Türkiye’deki web sitelerinin keşfedilmesini sağlayan önemli giriş noktalarından biriydi.

Turkvista

Turkvista ise dönemin Türkçe web dünyasında yer alan servislerden biriydi.

Bu dönemde internet bugünkü gibi sınırsız görünmüyordu. Kullanıcıların karşısına çıkan web siteleri daha az sayıdaydı ve belirli dizinler, portallar ve arama servisleri internet deneyiminin önemli parçalarını oluşturuyordu.

İç bağlantı önerisi: Buraya ileride hazırlanacak “Google’dan Önce İnternette Site Nasıl Bulunuyordu?” yazısına bağlantı verilebilir.


Facebook’tan önce Türkiye’de sosyal medya var mıydı?

Evet.

Facebook’un Türkiye’de yaygınlaşmasından önce de insanların internette sosyalleştiği platformlar vardı.

Bunlardan en dikkat çekici örneklerden biri Yonja idi.

Yonja, 2000’li yıllarda Türkiye’deki internet kullanıcılarının yakından tanıdığı sosyal ağlardan biri haline geldi. Kullanıcılar profil oluşturabiliyor, arkadaş ekleyebiliyor, yorumlaşabiliyor ve çevrimiçi sosyal çevrelerini genişletebiliyordu.

Bugünün sosyal medya kullanıcıları için bunlar sıradan özellikler.

Fakat o yıllarda profil oluşturmak, arkadaş eklemek ve başka insanların profillerini ziyaret etmek internet kullanımının yeni ve heyecan verici biçimlerindendi.

Yonja’nın hikâyesi aynı zamanda sosyal ağların ne kadar hızlı değişebildiğini de gösteriyor.

Bir dönem insanların önemli bir bölümünün kullandığı bir platform, birkaç yıl içerisinde internet kültürünün kenarında kalabiliyor.

Ve sonunda unutulabiliyor.

İç bağlantı önerisi: Buraya ileride hazırlanacak “Yonja’ya Ne Oldu?” başlıklı detaylı yazıya bağlantı verilebilir.


Blog yazmak için WordPress’e ihtiyacımız yoktu

Bugün kişisel blog açmak oldukça kolay.

WordPress, Blogger ve çeşitli yayın platformları sayesinde birkaç dakika içerisinde bir web sitesi oluşturabiliyoruz.

Fakat Türkiye’de blog kültürünün yükseldiği dönemde Blogcu.com gibi platformlar çok önemliydi.

Blogcu, 2005 yılında kuruldu ve kısa sürede Türkiye’deki internet kullanıcılarının önemli buluşma noktalarından biri haline geldi. 2007 yılında Nokta A.Ş. tarafından satın alındığında yaklaşık 390 bin üyesi olduğu ve Türkiye’nin en çok ziyaret edilen siteleri arasında yer aldığı dönemin teknoloji basınında aktarılıyordu.

Bu nedenle Blogcu’nun hikâyesi sadece bir web sitesinin hikâyesi değil.

Aynı zamanda Türkiye’deki blog kültürünün ve amatör internet yayıncılığının hikâyesidir.

Bugün sosyal medyada birkaç paragraf yazıp paylaşmak oldukça normal.

O yıllarda ise bir insanın kendi blogunu açması, internette kendisine küçük bir alan oluşturması anlamına geliyordu.

Blogcu’nun yükselişi, Türkiye’de insanların yalnızca interneti tüketmediğini; aynı zamanda kendi içeriklerini üretmeye başladığını da gösteren önemli örneklerden biridir.

Kaynak: Webrazzi – Blogcu.com’un 2007 yılında satın alınması


İTÜ Sözlük’ten İnstela’ya

Türkiye’nin internet kültürünü anlamak için sözlüklerin de özel bir yeri var.

İTÜ Sözlük, 2000’li yıllarda Türkiye’deki çevrimiçi topluluk kültürünün dikkat çeken örneklerinden biri oldu. Zaman içerisinde İnstela adını alan platform, yıllar boyunca kullanıcıların içerik ürettiği ve tartışmalara katıldığı bir internet topluluğu olarak varlığını sürdürdü.

Fakat uzun internet hikâyelerinin birçoğunda olduğu gibi bu hikâyenin de bir sonu vardı.

İnstela, 1 Mart 2024 tarihinde kapandı. İnstela’nın radyo arşivini yaşatmaya devam eden İnstela FM Müzesi de platformun 1 Mart 2024’te kapandığını belirtiyor.

Bu durum bize önemli bir şeyi hatırlatıyor:

İnternette kalıcı olduğunu düşündüğümüz hiçbir topluluk gerçekten sonsuza kadar yaşamıyor.

Bir platformun arkasında yıllarca birikmiş yazılar, kullanıcı profilleri, tartışmalar, fotoğraflar ve anılar bulunabiliyor.

Site kapandığında bunların önemli bir bölümü de erişilemez hale gelebiliyor.

Bu nedenle internet tarihi yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin tarihi değil; kullanıcıların yıllarca oluşturduğu küçük ve büyük toplulukların da tarihi.


GittiGidiyor neden artık yok?

Bugün Türkiye’de e-ticaret denildiğinde akla birçok büyük platform geliyor.

Ancak bundan yıllar önce internet üzerinden alışveriş yapma fikri bugünkü kadar sıradan değildi.

GittiGidiyor, 2001 yılında kurulan ve Türkiye’nin erken dönem büyük online pazar yerlerinden biri haline gelen platformlardan biriydi.

eBay, 2011 yılında GittiGidiyor’un çoğunluk hissesini satın aldı ve platformu bağımsız bir marka olarak işletmeye devam etti.

Ancak eBay 20 Haziran 2022’de GittiGidiyor faaliyetlerini sonlandıracağını açıkladı. Aynı açıklamaya göre yeni ürün listelemeleri 20 Haziran’da durduruldu, 18 Temmuz’dan itibaren yeni satın alımlar kapatıldı ve kullanıcıların hesaplarına erişimi 5 Eylül 2022’ye kadar sürdü.

Bugün GittiGidiyor’un ana sayfasını açamıyoruz.

Fakat bir dönem Türkiye’de internet üzerinden alışveriş denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden biriydi.

GittiGidiyor örneği, internet tarihindeki önemli bir gerçeği de gösteriyor:

Büyük olmak, internette sonsuza kadar var olmak anlamına gelmiyor.

Kaynak: eBay – GittiGidiyor faaliyetlerinin sonlandırılması


FriendFeed: Sosyal medyanın kaybolan parçalarından biri

Türkiye’ye özgü olmamasına rağmen Türk internet kullanıcılarının da kullandığı ilginç platformlardan biri FriendFeed idi.

FriendFeed, farklı internet servislerinden gelen içerikleri tek bir akış içerisinde toplamaya çalışan bir sosyal platformdu.

Blog yazıları, fotoğraflar, bağlantılar ve farklı servislerden gelen içerikler tek bir akışta görülebiliyordu.

FriendFeed 2009 yılında Facebook tarafından satın alındı. Facebook’un resmi açıklamasında satın alma anlaşmasının 10 Ağustos 2009’da duyurulduğu belirtiliyor.

Platform daha sonra 2015 yılında kapatıldı. Kapanış duyurusunda kullanıcı sayısının zaman içerisinde azaldığı ve hizmetin 9 Nisan 2015’te sona ereceği açıklandı.

Bugün sosyal medya akışları bize son derece normal geliyor.

Ancak FriendFeed gibi servisler, farklı kaynaklardan gelen içerikleri tek bir akışta birleştiren internet deneyiminin erken örneklerinden biriydi.

Bu nedenle FriendFeed’in hikâyesi yalnızca kapanmış bir sosyal ağın hikâyesi değil.

Aynı zamanda sosyal medyanın nasıl şekillendiğini anlamak için de önemli bir internet tarihi parçası.

Kaynak: Meta – FriendFeed satın alma duyurusu


Türkiye’nin eski internet siteleri neden kayboldu?

Burada tek bir sebep yok.

Bazı siteler ekonomik nedenlerle kapandı.

Bazıları daha büyük şirketler tarafından satın alındı.

Bazıları yeni internet alışkanlıklarına ayak uyduramadı.

Bazıları kullanıcılarını daha büyük platformlara kaptırdı.

Bazıları ise teknik altyapı, finansman veya yönetim sorunları nedeniyle zaman içerisinde küçüldü.

Bir başka önemli neden ise internetin sürekli değişmesi.

2000 yılında başarılı olan bir internet sitesi için gereken şeyler ile 2010 yılında başarılı olmak için gerekenler aynı değildi.

Masaüstü bilgisayarlardan mobil cihazlara geçiş, sosyal medya platformlarının büyümesi, video içeriklerin yaygınlaşması ve uygulama ekosistemlerinin gelişmesi internet kullanım alışkanlıklarını sürekli değiştirdi.

Bugün ise yapay zekâ, kısa video platformları, mobil uygulamalar ve yeni içerik formatları internet kullanımını yeniden dönüştürüyor.

Belki bundan 15 yıl sonra bugün kullandığımız bazı platformlar için de aynı şeyi söyleyeceğiz:

“Bir zamanlar herkes buradaydı.”


Eski internet sitelerini neden hatırlamalıyız?

Çünkü internet sadece teknoloji değildir.

İnternet aynı zamanda bir kültürdür.

İnsanların nasıl iletişim kurduğunu, nasıl bilgi aradığını, nasıl alışveriş yaptığını ve nasıl içerik ürettiğini değiştirir.

Bugün bir web sitesinin kapanması bize önemsiz gelebilir.

Fakat o sitenin içerisinde yıllarca yazılmış yazılar, tartışmalar, fotoğraflar ve kullanıcıların oluşturduğu içerikler bulunabilir.

Site kapandığında sadece bir domain kaybolmaz.

Dijital tarihin küçük bir parçası da kaybolabilir.

Bu yüzden eski Türk internet sitelerini araştırmak aslında bir tür dijital arşiv çalışmasıdır.

2000’li yılların internetini yalnızca web siteleri oluşturmuyordu.

Forumlar, sohbet odaları ve IRC (Internet Relay Chat) gibi metin tabanlı iletişim sistemleri de internet kültürünün önemli parçalarıydı.

IRC’nin teknik yapısı ve tarihçesi için Internet Engineering Task Force tarafından yayımlanan RFC 1459 – Internet Relay Chat Protocol belgesine de bakılabilir. RFC 1459, IRC’nin metin tabanlı bir iletişim protokolü olduğunu ve istemci-sunucu yapısını açıklar.

İç bağlantı önerisi: Bu bölüm, Baksen’deki IRC yazınız için doğal bir bağlantı noktasıdır.


Türkiye internet tarihi daha bitmedi

Bu yazı yalnızca başlangıç.

Bundan sonra Baksen’de Türkiye internetinin unutulmaya başlayan sitelerini, servislerini ve kültürünü araştırmaya devam edeceğiz.

Yonja’ya ne oldu?

Blogcu’nun eski kullanıcıları bugün nerede?

Google’dan önce Netbul ve Arabul nasıl kullanılıyordu?

Türk internetinin eski forumları neden kapandı?

MSN Messenger döneminde internet kullanmak nasıldı?

2000’li yılların webmaster kültürü nereye kayboldu?

Bunların her biri ayrı bir hikâye.

Ve bazı hikâyelerin internette hâlâ bulunabilecek izleri var.

Bu nedenle Türkiye İnternetinin Kayıp Tarihi yalnızca nostalji yazılarından oluşan bir seri olmayacak.

Amacımız eski internet sitelerinin ne olduğunu anlatmanın yanında, bu sitelerin Türkiye’deki internet kültürünün oluşumundaki yerini de araştırmak.


Siz hangi eski internet sitesini hatırlıyorsunuz?

Belki yıllar önce kullandığınız bir forum vardı.

Belki ilk blogunuzu açtığınız bir site.

Belki artık çalışmayan eski bir Türkçe portal.

Belki de yıllardır adını hatırlamadığınız bir internet sitesi.

Baksen olarak bu sitelerin izini sürüyoruz.

Hatırladığınız eski bir internet sitesini yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Site adını, yaklaşık hangi yıllarda kullandığınızı ve hatırladığınız özelliklerini yazarsanız, sonraki araştırmalarımız için önemli bir ipucu olabilir.

Bir sonraki Baksen Dosyası, sizin hatırlattığınız bir sitenin hikâyesi olabilir.


Baksen Dosyaları

Türkiye İnternetinin Kayıp Tarihi serisinde; eski Türk internet sitelerini, kapanan platformları, unutulan web servislerini ve 1990’lar ile 2000’lerin internet kültürünü araştırmaya devam edeceğiz.

Web dizinlerinden forumlara, bloglardan sosyal ağlara, IRC sohbetlerinden eski webmaster kültürüne kadar Türkiye’nin dijital geçmişinde iz bırakmış platformların hikâyelerini tek tek inceleyeceğiz.

Çünkü internetin bugünü kadar geçmişi de önemli.

Ve bazen geçmişte kalan bir web sitesinin hikâyesi, bugünkü interneti anlamanın en iyi yollarından biridir.

CeNTiLMeN

Makalelerimi okurken umarım güzel vakit geçirirsiniz. Blog yazarlığı hayatında lütfen desteklerinizi esirgemeyin. Özellikle tavsiye ve eleştirilerinizi bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version
Exit mobile version